← Köşe Yazıları KÖŞE YAZISI

Yapay Zekânın Görünmeyen Maliyeti: Her Dijital Dönüşüm Yeşil Dönüşüm mü?

Yapay zekâ bugün kurumların en önemli dönüşüm başlıklarından biri: Daha hızlı analiz, otomasyon, içerik üretimi, karar desteği ve verimlilik gibi pek çok alanda kurumlara yeni imkânlar sunuyor. Peki teknolojiyi daha fazla kullanmak, her zaman daha sürdürülebilir olmak anlamına mı geliyor? Keşke cevap basit olsa.

Yapay Zekânın Görünmeyen Maliyeti: Her Dijital Dönüşüm Yeşil Dönüşüm mü?

Dijital dönüşümün de enerji ihtiyacı var

Yapay zekâ sistemleri görünmez bir altyapı üzerinde çalışır. Veri merkezleri, sunucular, soğutma sistemleri ve sürekli çalışan dijital altyapılar önemli miktarda elektrik tüketir. Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) Energy and AI raporuna göre dünya genelinde veri merkezlerinin elektrik tüketiminin 2030'a kadar iki kattan fazla artarak yaklaşık 945 TWh'ye ulaşabileceği öngörülüyor. Bu artışın en önemli nedenlerinden biri de yapay zekâ kullanımıdır (IEA, 2025). Özellikle AI kullanımını destekleyen hızlandırılmış sunucuların elektrik tüketiminin, diğer sunucu türlerine kıyasla daha hızlı artması bekleniyor. Bu veri bize önemli bir şeyi hatırlatıyor: Dijital olan her şey kendiliğinden çevreci değildir.

Ama mesele “AI kullanmayalım” değildir

Buradan yapay zekânın sürdürülebilirlik açısından yalnızca olumsuz bir teknoloji olduğu sonucu da çıkarılmamalı. Yapay zekâ, aynı zamanda enerji sistemlerinin yönetimi, talep tahmini, kaynak kullanımının izlenmesi, üretim süreçlerinin optimize edilmesi ve emisyonların azaltılması gibi alanlarda yeni imkânlar da sağlayabilir. IEA, yapay zekânın enerji tüketimini artırırken enerji sistemlerinin daha verimli çalışmasına katkı sağlayabilecek uygulamalar geliştirebileceğine dikkat çekiyor (IEA, 2025).

Dolayısıyla asıl soru:

“Yapay zekâyı nerede, neden ve ne kadar kullanıyoruz?”

COP31 Türkiye yolunda: teknoloji ile sürdürülebilirliği birlikte düşünmek

Türkiye'nin COP31 Başkanlığı ile OECD arasında 17 Eylül 2026'da açıklanan stratejik ortaklık da iklim hedeflerinin yalnızca taahhüt düzeyinde kalmaması gerektiğini vurguluyor. Ortaklığın öncelikleri arasında temiz enerji dönüşümü, yeşil sanayileşme, sıfır atık ve planların somut projelere dönüştürülmesi yer alıyor (OECD, 2026). Bu yaklaşım kurumlar açısından da önemlidir. Bir taraftan yapay zekâ yatırımı yaparken, diğer taraftan sürdürülebilirlik hedefleri belirleyen kurumların bu iki dönüşümü birbirinden tamamen bağımsız düşünmesi giderek zorlaşıyor.

Bir kurum yapay zekâ kullanımını değerlendirirken yalnızca maliyet veya hız üzerinden hesaplama yapmamalı.

Şu sorular da önemli: Bu teknolojiyi hangi amaçla kullanıyoruz? Gerçekten verimlilik sağlıyor mu? Kullandığımız dijital altyapının enerji ihtiyacını biliyor muyuz? Teknoloji yatırımlarımız sürdürülebilirlik hedeflerimizle uyumlu mu? Daha küçük veya daha verimli bir çözüm aynı ihtiyacı karşılayabilir mi?

Bu sorular, kurumların AI stratejileri olgunlaştıkça daha da önemli hale gelecek.

Yeşil dönüşüm ile dijital dönüşüm aynı masada olmalı

Bugüne kadar kurumlarda dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik çoğu zaman iki ayrı başlık altında yönetildi. Bir tarafta teknoloji ekipleri, diğer tarafta sürdürülebilirlik veya çevre ekipleri çalıştı. Oysa geleceğin kurumlarında bu iki alanın daha fazla kesişmesi gerekiyor. Teknoloji yatırımları yapılırken enerji tüketimi, kaynak verimliliği ve çevresel etki; sürdürülebilirlik politikaları hazırlanırken de teknolojinin sağlayabileceği ölçüm ve analiz imkânları birlikte değerlendirilmelidir.

Bu noktada yeşil liderlik ve sorumlu işletme yönetimi önem kazanıyor.

Çünkü sürdürülebilirlik yalnızca çevre biriminin, yapay zekâ da yalnızca bilgi teknolojileri biriminin konusu değildir. Her ikisi de kurumsal bir karar meselesi.

Nil Akademi açısından

Nil Akademi olarak yapay zekâ ve sürdürülebilirlik konularını birbirinden bağımsız eğitim başlıkları olarak görmüyoruz. Yapay zekâ yönetişimi, sorumlu teknoloji kullanımı, sürdürülebilirlik, yeşil liderlik ve kurumsal dönüşüm , aynı karar süreçlerinin farklı boyutlarıdır.

Amaç yalnızca daha fazla teknoloji kullanmak değil. Teknolojiyi ihtiyaca uygun, bilinçli ve sorumlu bir şekilde kullanabilmek. Çünkü geleceğin kurumları için soru yalnızca “Ne kadar dijitaliz?” olmayacak. Bir başka soru da giderek daha önemli hale gelecek: “Dijital dönüşümümüz ne kadar sürdürülebilir?”

Kaynakça

International Energy Agency. (2025). Energy and AI. IEA.
https://www.iea.org/reports/energy-and-ai

International Energy Agency. (2025). Energy demand from AI.
https://www.iea.org/reports/energy-and-ai/energy-demand-from-ai

OECD. (2026, September 17). OECD and Türkiye's COP31 Presidency launch strategic partnership to accelerate climate action.
https://www.oecd.org/en/about/news/announcements/2026/09/oecd-and-turkiyes-cop31-presidency-launch-strategic-partnership-to-accelerate-climate-action.html

#YapayZekâ #Sürdürülebilirlik #COP31 #YeşilDönüşüm #DijitalDönüşüm #YeşilLiderlik #Sorumluİşletme #NilAkademi

 

Doç. Dr. Deniz YETKİN AKER
YAZAR HAKKINDA

Doç. Dr. Deniz YETKİN AKER

Nil Akademi Kurucusu

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi alanında akademisyen; yetişkin eğitimi, araştırma, proje ve danışmanlık çalışmaları yürüten Nil Akademi kurucusu.

Uzman profilini görüntüle →